Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sevgili Samatya
Sevgili Samatya
Geçenlerde biraz efkar dağıtmak, biraz da çocukluğumun, gençliğimin bıraktığı ayak izlerini görmek, attığımız şen kahkahaları yeniden duymak için indim
29 Nisan 2010, 17:50

Geçenlerde biraz efkar dağıtmak, biraz da çocukluğumun, gençliğimin bıraktığı ayak izlerini görmek, attığımız şen kahkahaları yeniden duymak için indim Samatya’ya. İstanbul’da denizle ilk kucaklaştığım geçmişin, pırıl pırıl sahilinde dolaştım sessizce.

“Suya kalas batırmaca!” oynarken, kaçamayıp da patlattığım dudağım, yine için için sızladı sanki.
Kulakları çınlasın, ablam elimden tutup Cerrahpaşa Hastanesi’ne götürmüştü hemen beni. Acil Servis’e girdiğimde, kalabalığın içerisinde uzun siyah saçlı, ahu bakışlı bir geç kadın görmüş ve dudağımdaki yarayı unutup şaşkına dönmüştüm. Doktorların, hemşirelerin etrafında pervane olduğu bu güzel kadın, Yeşilçam’ın sultanı Türkan Şoray’dan başkası değildi. Kimbilir, hangi filmini çeviriyordu hastanede buğulu gözlü kadın... Dudağımda 3 dikişle eve dönerken, anneme anlatacağım içinden sultan geçen hikayeyi ezberlemiştim bile.

Sarıgül'ün mezeleri

Sahildeki duygu yüklü yürüyüşümü bitirdikten sonra, durmadan telefon açıp “Yoklama kaçağısın, cezalısın!” diyen sevgili arkadaşım Süleyman’ın işlettiği Sarıgül Lokantası’na damladım. Samatya meydanında yer alan Sarıgül meyhanesi, başta gazeteciler olmak üzere, birçok ünlünün uğrak yeri... En lezzetli mezeleri, balığın ve içkinin her çeşidini bulmak mümkün Sarıgül’de. Hamsi ızgarayı yerken parmaklarınıza dikkat etmelisiniz. Masalar arasında arı gibi işleyen Güler yüzlü Mustafa ise bir dediğinizi iki etmiyor.
Fiyatlar, makul seviyede, hesaplar kesinlikle abartılmıyor. Hani derler ya, “Yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüklerini anlat!” diye... Ben de bu söze uyayım; Sizlere biraz Samatya’nın eskisini anlatayım.

Meyhaneler diyarı

Bizans döneminde, “Psammatheia” yani “Kumluk” adıyla anılan Samatya, İstanbul’un buram buram tarih kokan ilçesi Fatih’in, Marmara Denizi ile biten sınırında, Aksaray ile Yedikule arasında yer alıyor. Geçmiş dönemlerde semt, gayrimüslim ustalar tarafından hazırlanan çiroz sergileri, uskumru dolmaları,
meyhaneleri, Reffi Deniz Kulubü ve Narlıkapı Kumsalı ile, günün her saati yaşayan cıvıl cıvıl, ışıl ışıl bir alemdi.
Samatya’da Ermeni, Rum ve Musevi vatandaşlara sıkça rastlanırdı. İnsanlar, çok şık giyinirdi. Sahil boyu, kayık sefası yapan çiftlerle, ailelerle dolup taşardı. Rahmetli Celal Bayar’ın oğlu Refii Bayar tarafından kurulan Refii Deniz Spor Kulübü, semtin değerini artırıyordu.
“Balıkçılar semti” olarak da bilinen Samatya’da, Vangel’in dükkanı, Köfteci Fosforlu İbrahim, Mezeci Zadik Usta, şarapçı Dayko, Bakkal Hristomos, Akasya Lokantası (Şimdinin Develi’si), Acem Samet’in yeri (Büyük Kuleli Meyhanesi), Mürefte ve Çardak şarapevleri, en ünlü mekanlardı. Semtte, o dönemden geriye bir kaç asırlık insan, bir o kadar harabe bina kaldı. Sizler bu semti, atv’nin çok beğenilen “İkinci Bahar” dizisinde tanıdınız.
Sonra da çabucak unuttunuz...
Yarın gidip bir bakın!..
Sevgili Samatya, o büyülü güzelliğiyle aynen yerinde duruyor. Kucak açmış, sizleri bekliyor.
Bu haber 57 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Haberler

Can Çobani Can Çobani
SAMATYAM
Ali Dağdeviren Ali Dağdeviren
SAMATYALIYIZ

SON YORUMLANANLAR

    EN ÇOK OKUNANLAR

    • Bugün haber eklenmedi.

    SİTE ANKET

    Yeni tasarımımız nasıl olmuş?